Bu internet sitesinde dini hakikatlerin manevi tesirlerinden ziyade maddi tesirlerine değindik. Amaç hiçbir şekilde manevi yönleri hafife almak değildir. Asıl amacımız günümüzde bilime verilen önem sebebi ile dini gerçeklerin bazı çevrelerce bilim dışı görülmesinden kaynaklanmaktadır. İslam tüm zamanlara hitap eden daimi ve akılcı bir dindir.

Kan Dolaşımı ve Süt

Sizin en’âmdan (koyun, keçi, sığır ve deveden) alacağınız ders vardır. İçlerindeki fers (midede sindirilmiş gıdalar) ile kanın ayrışmasından oluşan ve içenlerin boğazından kayıp giden saf bir sütü size içiririz.

(Nahl Suresi 66. Ayet)

Kur’an, Müslüman bilim adamı İbn-i Nefis’in1Ünlü İslam âlimi olan İbn-i Nefis kan dolaşımı ile ilgili çalışmalar yapan ve kan dolaşımını bulan ilk tıp bilimcisidir. Avrupalı tıp bilimcilerinden olan Miguel Servet, Realdo Colombo ve Harvey tarafından 1500’lü yıllarda kan dolaşımı ile ilgili bilgiler ortaya sunulmadan asırlar önce İbn-i Nefis tarafından kan dolaşımı tüm yönleri ile ortaya çıkarılmıştır. Paris Tıp Fakültesi tarafından İbn-i Nefis’in kan dolaşımını bulması ile ilgili olarak 1953 yılında bir tez olarak savunulmuş ve kabul edilerek dünyada kan dolaşımını ilk olarak bulan kişi İbn-i Nefis olduğu ispatlanarak kabul görülmüştür. http://www.tibbiyardim.com/ibn-i-nefis-kimdir.html kan dolaşımını tanımlamasından 600 yıl önce ve William Harvey’nin bu anlayışı Batı dünyasına getirmesinden 1000 yıl önce ortaya çıktı. Yaklaşık on dört yüzyıl önce, sindirim emilimi ile organların beslenmesini sağlamak için bağırsaklarda ne olduğu bilinmeden önce, Kur’ân’daki bu ayet, bu kavramlara uygun olarak süt bileşenlerinin kaynağını tanımladı.

Vücudun beslenmesini sağlayan temel maddeler, sindirim sistemindeki kimyasal dönüşümler sonucunda oluşur. Sindirilen maddeler bağırsak duvarından kan dolaşımına katılır. Bu sayede ilgili organlara sevk edilir. Süt bezleri de diğer vücut dokuları gibi kandan beslenir. Süt birçok safhadan sonra süt bezlerinden salgılanır. Besin değeri muazzam, harikulade bir gıdadır. İnsan, ne hayvanın karnındaki yarı sindirilmiş besini, ne de hayvan kanını doğrudan tüketemez. Ciddi zehirlenme hatta ölüme yol açmamak için Yüce Allah (s.v.t.), yarattığı son derece kompleks biyolojik sistemler ile temiz ve sağlıklı mükemmel bir gıdayı insanların faydasına sunmaktadır. Böylece insanların doğrudan tüketemeyeceği kan ve yarı sindirilmiş besinden içilir nitelikte, besleyici süt üretilmiş olur.

Kan Dolaşımı ve Sütün OluşumuAyette sütün biyolojik oluşumu ile ilgili tarif edilenler, fizyoloji, anatomi gibi bilimlerin günümüzde ortaya koyduğu bilgilerle büyük bir uyum içindedir. Sağmal hayvan denilen “en‘âm” kelimesinin koyun, keçi, sığır ve deveyi kapsadığı belirtilmektedir. Yüce Kudret, hikmetli yaratıcılığına dikkat çekiyor: Besin artığı anlamındaki “fers” kelimesi ile gıdaların sindirim sırasında besleyici unsurları alınıp, artık canlı metabolizması için bir değeri kalmayan, bir süre sonra dışkı halinde dışarı atılacak olan artıkları anlatılmaktadır. Sindirim işleminde bağırsak muhtevasından elementler kana taşınarak bambaşka bir sistemin alt yapısını teşkil etmektedir. Ayette sütün, bu besin artığı ile kan arasında bir konumda olduğu belirtilmektedir. Süt, vücuttaki besin artığının bulunduğu sistem ile kana taşınan besinlerin arasından gelmekte, bunlara asla karışmamakta ve kimyasal yapı ve özellikleriyle onlardan farklı bir değer taşımaktadır. Adeta süt ile diğer iki madde (kan ve besin artığı) arasına Allah’ın kudretiyle bir perde çekilmekte, sütün bunlardan birine veya ikisine karışarak renk, tat ve kokusu bakımından saflığının bozulması önlenmektedir.2https://www.researchgate.net/publication/336128544_THE_MIRACLE

nahl 66 süt

İnce bağırsaktan gelen kan, süt üretmek için hücrelere gerekli besinleri iletir.

Süt bezine kan akışı, meme fonksiyonu için son derece önemlidir. Tüm süt öncüleri kandan gelir. 1 litre süt üretmek için memeden 500 litre kan geçmesi gerekir. Bir inek günde 60 litre süt ürettiğinde, süt bezinden 30.000 litre kan dolaşır.

“Sütün oluşumunda kandan söz edilmesi çok dikkat çekicidir. Şöyle ki: Kan vücut içinde dolaşıp dokuların ve organların muhtaç oldukları gı­da maddelerini ve gereken oksijeni taşımaktadır. Böylece imal edilen süt­te besin maddelerinin meydana gelmesini sağlamakta kanın elbette ki ro­lü çok büyüktür. Görülüyor ki, on dört asır önce kanın vücutta sağladığı hayati faali­yetini ve sütün oluşmasındaki rolünü konu edinen Kur’ân’ın insan sözü ol­ması düşünülemez. Çünkü o tarihlerde ilmin temelini oluşturan bu gibi bilgileri bilen ve okutan bir okul mevcut değildi.”3Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri

Her şeyin en doğrusunu Allah bilir.

Şunlar da hoşunuza gidebilir...

  1. Mustafa dedi ki:

    Sana şükürler olsun rabbim.

  2. Onur dedi ki:

    “Zaman ilerledikçe Kur’an gençleşiyor”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir